Vatan Derneği Mevlüt Kutlaması İstanbul 2012

Peygamberimizin Doğum Günü( Mevlid )’nü Kutlamak Hayırlı Bir Amel Ve Haslettir

Hidayete erenlerin güzel amel ve hasletlerinden birisi de,Peygamberimiz Muhammad Sallallâhu aleyhi vesellemin doğum gününün (Mevlid-i Nebeviyye)yıllık kutlamasıdır.Bu hayırlı olay ,sevapları kazanmak için bir araya gelen dünya’nın her yerindeki Mü’minler tarafından gerçekleştirilir. Mü’minler bu günde, Kur’ân okurlar, İslâmi övgülerin dile getirildiği kasideler söylerler, Peygamberimizin doğum gününün hikayesini anlatırlar, İslâmi bilgi öğretirler, fakirler için kurban keserler , Allâh’ a şükrederler ve Allâh’ı överler ve de Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem’in onurunu yüceltmek için , Allâh’a dua ederler. Onurlu, bilgili ve cömert olan İrbil Kralı, Kral Muzaffer ,( İrbil: Günümüzde Irak’ın içinde bir şehirdir ) bu kutlamayı 900 yıl önce başlatmıştır. Bu Kral, aralarında Mısırlı hafızlar Celaleddin es-Suyutiyy ve İbn Hacer el-Eskalaniyy’nin bulunduğu İslâm âlimleri tarafından övülmüştür.Ünlü hadis alimi Ebul-Khattab İbn Dihyah, Mevlid kutlaması esnasında okunulması için , özellikle Kral için,bir kitap yazdı. Bu yeni buluş kutlamaya karşı hoşnutsuz olan büyük İslâm alimi yoktur.


Her yıl tekrarlanan ve anılan onurlu olayların kaynağı ; Peygamberimizin Sallallâhu aleyhi ve sellem sünnetinin içinde gösterilebilir. İmam Buhari tarafından nakledildiği gibi ; Peygamberimiz Medine’ye göç ettiği zaman ,Yahudilerin oruç tuttuğunu gördü ve bunun için Yahudilerin Muharrem ayının (Muharrem ayı, İslâmi takvimin ilk ayıdır ) 10. gününde ,niçin oruç tuttuklarını onlara sordu. Onlar , Peygamber Sallallâhu aleyhi ve selleme: Allâh’ın Mûsâ aleyhisselamı ve onunla beraber bulunan Müslümanları Firavun ‘dan kurtardığı günü anmak içindir” diye cevap verdiler. Bunun için, Peygamberimiz Muhammed onlara şöyle dedi: ”Biz ,sizden Mûsâ ‘ya daha layığız.” Peygamberimiz böyle dedi. Çünkü Mûsâ aleyhisselam bir Mü’mindi. Peygamberimiz , Mü’minlerin Muharrem’in 9. ve 10 . günlerinde oruç tutmaları emretti Sünnettir.



Peygamberimizin doğum gününü kutlama, sevap isleyerek yapılır. Bu şekilde kutlama, yılın her gününde de yapılabilir. Bu kutlama ; Peygamberimiz zamanında yapılmıs olmayıp, sonradan ortaya çıkan güzel ve bereketli bir ameldir. Bu kutlamanın, İslâm âlimleri tarafından övülmüş olmasına rağmen ; bazı kişiler herhangi bir yeniliğin, delaletin bir buluşu olduğunu düşünüyorlar. Herhangi bir yeniliğin ,delalete ait bir buluş olduğunu iddia edenler, yanıldılar. Çünkü, böyle bir kutlamayı destekleyen iki tane sahih hadis vardır. Cabir İbn Abdullâh,’dan, İmam Muslim’in naklettiği ve Peygamberimizin dediğinin anlamı şudur : ”İslam’da iyi bir bidat icat eden kişi, onun sevabı ve onunla amel edenlerin aldıkları sevabları azalmaksızın, Hesap Günü’ne kadar onunla amel edenlerin kazandıkları sevap kendisi de sahip olur. İslâm’da ,kötü bir bidat ( Dinde kabul edilemez ve Dine uyumsuz buluş ve de diğer bir şekilde söylenmek gerekirse ; dalaletin buluşları ) icat eden kişi, onun günahını ve onunla amel edenlerin aldıkları günahları azalmaksızın, Hesap Günü’ne kadar onunla amel edenlerin kazandıkları günahlar kendisi de sahip olur.”

İyi olan bidat Kur’ân, Sünnet , İcma (Alimlerce fikir birligi) ve Peygamberimizin sahabelerin amelleri ve sözlerine uyandır. Kötü olan bidat ise Kur’ân, Sünnet, İcma ve Peygamberimizin sahabelerin amellerine ve sözlerine uymayandır. Bu iki tür amelin tanımı; aralarında İmam Şafii, İmam Nevevi, Beyhaki ve Hafiz İbn Hacer el- Askalaniyy’nin bulunduğu bir çok âlim ve güvenilir İslâm alimleri tarafindan verilmiştir.

Açıkça görüldüğü gibi , Mü’minler Peygamberimizin doğum gününü kutlamakla , İslâm Dini’nden çıkmazlar. Çünkü yukarıdaki hadis bunu gösterir. Çünkü bu kutlama esnasında kazanılanlar, İslâm Dini’ne göre, ödüle layık olan sevaplardır. Ne yazık ki, bazı insanlar , Ebu Davud tarafından nakledilmiş bir sahih hadisi yanlış yorumluyorlar. Hadisin gerçek anlamı şudur: “Her bidat dalaletir.” Bunu yanlış yorumlayanlar, hadis içindeki “her” kelimesi yani kesinlikle tamamen bütün bidatlardir. Onların iddiası iki sebepten dolayı temelsizdir. Dil olarak, bu hadis , Beyhaki tarafindan nakledilmis hadise benzerdir ve bu hadisin anlamı : “Her göz zanidir(zina yapar). ” açıkça değildir. Hadisin gerçek anlamı : “ Çoğu göz ,yasaklanmış bakışın suçlusudurlar.” Doğuştan kör olan kişi, kuşkusuz yasaklanmış bakışı yapmayacaktır. Biliniyor ki, Peygamberler , kendilerini alçaltabilecek böyle bir günah asla işlemezler. Her iki hadiste kullanılan arapça “kul” kelimesi “her” degil, “çoğu” anlamına gelir. Bazen “her”, “hepsi” anlamına gelmesine rağmen , bu her bir durum icin “her”in , “hepsi” anlamına gelmesi demek değildir.


Ebu Davud tarafindan nakledilmiş sahih hadisin anlamını “Her bidat delalettir ” şeklinde kabul etmek, İmam Muslim tarafindan nakledilmiş iki tür bidat (iyi ve kötü) olduğunu ifade eden sahih hadisi reddetmeye götürür. İslâm Dini Kurallarına göre, iki sahih hadisi bir birleriyle çelişkide olacak şekilde tercüme etmeğe izin verilemez. Bu nedenle , bunun doğrusunu biliyoruz.


Bidatlerin bir kısmı kötü bidat olmalarına rağmen, dinde kabul edilebilir bidatların örnekleride vardir: Ömer İbn-ul Hattab ‘ın halifeliği esnasında, Ramadan ayı içerisinde insanları toplayarak , cemaatla “Teravih namazı kılmalarını başlattirdi. İnsanların cemaatla bu namazı kıldıklarını görünce , dedi ki: ”Bu ne güzel bir bidattir! ” Ömer İbn-ul Hattab ‘ın yüksek derecesi biliniyor. Eğer bütün bidatlar, bazı insanların iddia ettiği gibi , delaletin bidatları olsaydı ; Ömer , böyle bir bidati desteklemezdi ve böyle bir bidati övmezdi. İmam Buhari ve İmam Muslim’in her ikisi de , bu olayı nakletmişledir. Peygamberimizin yakın sahabelerinin takipçileri zamanında övülmeye layık başka buluşlar da olmuştur. Örneğin Kur’ân’da harfler ilk başta nokta ve harekesiz olarak bulunuyordu. Bu notasyonu kullanarak, harfler arasındaki ayırımı yapma uygulaması, Peygamberimizin zamanından sonra başlamıştır.


Peygamberimizin zamanından sonra , iyi bidatlar kabul edildi. Sevapları işleyerek, Peygamberimizin doğum gününün kutlanması, övülmeye ve ödüle layık bir bidattir. Yaratılmış insanların en hayırlısı ve peygamberlerin en üstünü olan Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem için gerçekleştirilen bu onurlu olay, dünya’daki bir çok Mü’minler tarafından yapılır. Âl-i İmrân Suresinin 110. âyette , Allâh’ın ifade ettiğinin anlamı şudur : “ Allâh’a inanan ve şeriatin hükmüne aykırıyı ( kötülüğü ) yasaklayan ve şeriatin hükmune uyumluyu ( iyiliği ) emreden ; insanlara gönderilmiş milletlerin en iyisidir.” Bu âyetin anlamından şu sonuç çıkar: Bu milletin , İslâm alimleri tarafından da açıklandığı gibi, O’nun Peygamberi nedeniyle, en iyi milletin olmasıdır. Mü’minler , Muhammad Sallallâhu aleyhi ve sellemin takipçileri arasında oldukları için ve İslâm’ın koruma ve yardımları için, Allâh’a şükrederler. Âl-i İmran Suresinin 31. âyette, Allâh’ın ifade ettiğinin anlamı şudur: “ Eğer Allâh’ı seviyorlarsa, o zaman Peygamberi takip etsinler ki, Allâh'ta, onları sevsin.” Bu, Peygamberimizin onuruna uyar. Mevlid, bir çok faydaya sahiptir. Mevlid, mü’minlere, Peygamberimizi cok sevmemiz gerektiğini öğretir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !